
Bir kadın evlilik hakkında düşündüğünde, genellikle bir kocadan ne istediğine odaklanır. Pek çok zaman İslam'ın kendi rolü hakkında ne söylediğini düşünmez. Ancak evlilikte kendi yerimizi anlamak bir kısıtlama değildir—bu bir temeldir.
Sadece "bu böyle olmalıdır" çünkü değil, aksine doğrudan Ahiret ile ilgili olduğu içindir.
Kocaya İtaat Bir İbadet Fiilidir
Peygamber ﷺ şöyle buyurmuştur:
"Bir kadın beş vakit namazını kılıp, Ramazan'da oruç tutup, kocasına itaat edip, ırzını koruduğu zaman ona şöyle denecektir: 'Cennet'in hangi kapısından istersen gir.' (Ahmad, At-Tabarani)
Dört şart sayılmıştır. Bunlardan biri kocasıyla olan ilişkisiyle ilgilidir.
Peygamber ﷺ ayrıca buyurmuştur:
"Kocana nasıl davrandığını iyi düşün, çünkü o senin Cennet'in ve Cehennem'indir." (Ahmad, An-Nasai)
Evin Koruyucusu
Bir eş, kocasının beğenmediği kişileri kocasının evine almamalı ve kocasının bilgisi olmadan evinden ayrılmamalıdır.
Peygamber ﷺ şöyle buyurmuştur:
"Bir kadının… kocasının beğenmediği birini kocasının evine alması ve kocası istemediği zaman evinden ayrılması caiz değildir." (Al-Hakim)
Bu kontrol uğruna kontrol değil, ailenin içinde güven ve düzen hakkındadır.
Aynı zamanda kendi hakları vardır: ayrı konutluk, malının mülkiyeti ve kişisel alanı. İslam onun haklarını koruduğu kadar onunkini de korur.
Kocanın Malını Korumak
Peygamber ﷺ şöyle buyurmuştur:
"En iyi kadınlar, çocukları küçükken onlara şefkat gösterenler ve kocasının malını koruyan kadınlardır." (Müslim)
Bu, malını kazandığı çaba ve emeğe saygıyı yansıtır. Onun parasından izni olmadan harcama yapmak güven ihlalidir.
Zawajy aracılığıyla bir koca arayan birçok kadın kendisine önemli bir soru sorar:
"Bir eşten ne istiyorum?"
Eşit derecede önemli bir soru ise:
"Ne vermeye hazırım?"
Bilinçli bir şekilde evliliğe girmek, her iki soruyu aynı anda sormakla başlar.
Şükran da Bir İbadet Fiilidir
Peygamber ﷺ uyarmıştır:
"Allah, onsuz yapamayacağı halde kocasına şükretmeyen bir kadına merhamet gözüyle bakmayacaktır." (Al-Hakim)
Kocanın çabalarını tanımak ve katkılarına değer vermek zayıflığın işareti değildir. Bu, bir ailenin içinde sıcaklık yaratan şeylerden biridir.
Takdir edildiğini hisseden kocalar genellikle daha fazla vermeye isteklidir.
Kusurlarını Görmezden Gelmek Sürekli Eleştirmekten Daha Güçlüdür
Kocalar mükemmel değildir. İslam kimsenin bunu görmezden gelmesini gerektirmez. Bunun yerine, güçlü bir araç sunar: affetme.
Allah Kur'an'da şöyle buyurmuştur:
"Onlar affetsinler ve görmezden gelsinler. Allah sizi affetmesini istemez misiniz?" (Nur Suresi, 24:22)
Bir kocayı geri çeken hiçbir şey sürekli eleştirme ve geçmiş hataların tekrar tekrar hatırlatılmasından daha fazla değildir.
Eşleri birbirine yaklaştıran hiçbir şey sabır ve cömertlükten daha fazla değildir.
Bu yalnızca güzel bir ahlaki ilke değildir—bu, aile hayatının gerçekten nasıl işlediğine dair bir gözlemdir.
Salih Bir Eş Açık Özelliklere Sahiptir
Peygamber ﷺ onu şöyle tanımlamıştır:
"Size Cennet halkından olacak kadınlarınızdan bahaber vereyim mi? Onlar seviş ve verimli (çoğalan) kadınlardır. Eğer kızarsa, haksızlığa uğrarsa veya kocanız ona kızarsa, o der ki: 'Benim elim senin elinde. Seni memnun edene kadar uyumayacağım.' (At-Tabarani)
Olgunluk budur: uzlaşmaya ilk adımı atmaya istekli olmak.
Özet: İslam'da Bir Eşin Yükümlülükleri
- Kocasına saygı göster ve onun memnuniyetini ara; bu doğrudan Ahiret ile ilgilidir.
- Beğenmediği kişileri eve alma ve onun bilgisi olmadan dışarı çıkma.
- Kocası yanında iken gönüllü oruç için onun izni iste.
- Kendini sadece resmi olmayan nedenlerde değil, kocası için güzelleştir.
- Onun malını koru ve onun rızası olmadan harcama yapma.
- Ebeveynlerine ve akrabalarına saygı göster.
- Aile ve özel konuları gizli tut.
- Zorluklar sırasında onu destekle ve onun yanında dur.
- Sözle ve eylemle şükran ifade et.
- Eksikliklerini affet ve kızgınlık tutma.
- Onun yokluğunda edep ve iffeti koruyarak davran.
- İbadetlerinde ona yardımcı ol, gece namazında onu uyandırmak da dâhil olmak üzere.